Ahmet 55 yaşında bankası ve inşaat şirketleri var. Çok zengin bir adam, biraz
paranın getirdiği hava var üzerinde ama aslında özünde mütevazı, espirili,
sözünü sakınmayan ve temiz kalpli biri… Karısı yıllar önce ölmüş. Oğlu Murat
onun her şeyi, hayatını ona adamış. Yıldız 45 yaşında edebiyat öğretmeni. Hala
gençliğini ve güzelliğini korumuş tam bir hanımefendi. Çok kibar, görgülü ve
hayatta en önem verdiği şey saygı. Çok disiplinli yaşar ve doğrularından asla
ödün vermez. Görgüsüzlük onun tahammül edemeyeceği tek şey… Kocası on yıl önce
ölmüş iki kızı var. Dünyalar güzeli Peri ve sevimli Mine. Onlar Yıldız’ın
gözbebeği… Yıldız, ablası Güneş, Güneş’in oğlu Cem ve gelini Didem ile aynı bina
da yaşamaktadır.
Birbirlerinden kuzey ve güney kadar uç ve hiçbir koşulda bir araya gelemeyecek
Ahmet ve Yıldız’ı Murat ile Peri’nin büyük aşkı bir araya getirir. Ve bir araya
gelmeleriyle art arda yaşanan esprili ve ilginç olaylar aslında bu iki aileyi
farkında olmadan birbirlerine daha çok yakınlaştırır. Bakalım, Peri ile Murat’ın
aşkı, Ahmet ile Yıldız’ın huysuzluklarına direnebilecek mi?