|
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ
وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء
وَالْمُنكَر وَلَذِكْرُ اللَّهِِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا
تَصْنَعُونَ
{2}
بُنِيَ اْلإِسْلاَمُ عَلَى خمَسٍ :قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه
وسلم
NAMAZ
Değerli Mü’minler!
İmandan sonra İslâm’ın en önemli esaslarından biri olan namaz,
Allah’a şükranda bulunmanın en güzel ifadesidir. Namaz beş vakit
olarak inananlar üzerine farz kılınmıştır. Namaz imandan sonra
İslâm’ın en önemli esaslarından biridir. Bu konuda Hz. Peygamber
(s.a.v) şöyle buyurmuştur
“İslam beş temel
üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz.
Muhammed’in O’nun kulu ve Resûlü olduğuna şahadet etmek, namaz
kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu
tutmaktır”[2].
Muhterem Müslümanlar!
Namaz insana daima
Allah’ı
hatırlatarak kalplere sorumluluk duygusunun yerleşmesine vesile
olur. Her türlü kötülüklerden, haramlardan mü’minleri korur.
Zira namaz Allah’ı hatırlatır. Allah’ı hatırlayan insan da
fenalığa meyletmez ve kimsenin malına, canına, namusuna göz
dikmez. Nitekim Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de bu hususu şöyle
ifade etmektedir:
“(Resûlüm) Sana
vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz,
hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette
(İbadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir”[1].
İnsan, zaman zaman dünyanın aldatıcı lezzet ve meşgaleleri ile
kulluk bilincinden uzaklaşabilir. Her şeyin hesabını Allah’a
vereceğini, ölümü, cennet ve cehennemin varlığını unutabilir.
İşte ruh ve beden bütünlüğü içinde kılınan beş vakit namaz da,
bu gafleti yok ederek mü’minin bilinç ve iradesini canlı
tutar. Bu itibarla namaz, Allah ile olan bağımızın sürekliliğini
sağlar.
Aziz Cemaat!
Bunun yanı nda
namazın temizlik ve vücut sağlığı bakımından insana pek çok
faydalar sağladığı da bilinen bir gerçektir. Çünkü namaz kılan
bir kimse abdest almak zorundadır. Bu ise günde birkaç defa hem
maddî ve hem de manevî olarak temizlenmek demektir.
Peygamberimiz (s.a.v)
“Sizden herhangi
birinizin kapısı önünde bir nehir bulunsa ve o kimse bu nehirde
günde beş defa yıkansa kendisinde kirden bir şey kalır
mı?” diye
sormuş sahabilerin de: “Hiç kir kalmaz Ya Resûlallah” diye
cevabını alınca: “İşte beş vakit namaz da buna benzer, Allah
namazla günahları siler”[3]
buyurmuştur.
Muhterem
Müslümanlar!
Şartlarına
riayet edilerek kılınan namaz, Yüce Mevla’mızın ifadesiyle
kötülük ve çirkinliklere karşı kalkandır. Namazlarımızı bütün
beden ve gönül varlığımızla Allah’a yönelerek huşu içinde
kılalım. Namazda huşu; Yüce Rabbimizin huzurunda O’nun azametini
kalbimizde hissederek, saygı dolu bir yönelişle bu ibadeti
yerine getirmektir. Bu itibarla bir mümin, huşuyu
engelleyebilecek her şeye karşı önlem almalı, namazda elinden
gelen dikkat ve gayreti göstermelidir. Unutmayalım ki
namazlarını huşu içinde kılan mü’minler huzura ererler.
Samimiyet ve ihlastan yoksun, hele hele gösteriş ve riyanın
karıştığı bir ibadetin, sahibine hiçbir faydası olmayacağı
muhakkaktır.
O
halde Allah Teâla’nın
nimetlerine karşı şükrün ifadesi olan bu ibadeti güzelce yerine
getirmeliyiz. Zira namaz bizim kulluk borcumuz ve Allah’ın
huzurunda sorgulanacağımız ilk ibadetlerdendir. Bu kulluk
borcumuzu îfa ederek Allah’ın rızasına ulaşmalıyız. Hutbemizi
şuurlu bir şekilde namaz kılan mü’minlerin durumunu anlatan
ayetlerle bitirelim.
“Gerçekten
mü’minler kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki namazlarında huşu
içerisindedirler. Onlar faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz
çevirirler, zekatı verirler, iffetlerini korurlar…Ve onlar,
emanetlerine ve verdikleri sözlerine riayet ederler. Onlar
namazlarını kılmaya devam ederler”[4].
Yorumlar
Yorum yazılmamış.
|